SAĞLIK MESLEK ÖRGÜTLERİ SAĞLIK HAKKI İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATIYOR

SAĞLIK MESLEK ÖRGÜTLERİ SAĞLIK HAKKI İÇİN İMZA KAMPANYASI BAŞLATIYOR

Sağlık, insanın doğumundan itibaren hakkıdır ve ücretsiz olmalıdır. Herkesin ihtiyacı kadar ve nitelikli bir sağlık hizmetini ücretsiz alma hakkı vardır.

Oysa şu anda durum böyle mi?

30 yılı aşkın süredir sağlığımızla oynanıyor.

  • Hekimini tanıdığımız, hemşiresi ve ebesi ile adeta komşu olduğumuz yanı başımızda yer alan Sağlık Ocaklarımızı kapattılar, gittiğimiz takdirde gördüğümüz Aile Hekimliği sistemine dönüştürdüler.
  • Aile Hekimine de, ADSM’ye de, hastaneye de gitsek, muayene için eczanelerde ödemek zorunda kaldığımız katkı payı istiyorlar.
  • İlaçlarımız da paralı artık. Reçete bedeli 3TL, üçten fazla ilaç varsa kutu başına ayrıca 1 TL, %10-20 katkı payları, eşdeğer ilaçtan doğan katkı payları var.
  • Yatak fark ücreti ödüyoruz.
  • Özel Hastanelere gitmek zorunda bırakılıyoruz, gittiğimizde de SGK’nın ödediğinin iki katına varan fark ücretleri ödüyoruz.

Sağlık hizmetine ulaşmak için her kademede para ödemek zorundayız. Üstelik hastanelerde yığılma, sıra ve kuyruklar bitmedi, üstüne bir de para ödüyoruz, aldığımız hizmetten de memnun değiliz.

Hizmeti sunanlar olarak da memnun değiliz!

Sağlık hizmetinin tüm aşamalarında birlikte çalışanlar olarak; hekiminden/diş hekiminden hemşiresine-ebesine, sağlık teknisyeni/teknikerinden idari personele, biyologundan psikoloğuna, sosyal hizmet uzmanından, radyoloji teknisyeni/teknikerine, laborantına, diyetisyenine, fizyoterapistine, tıbbi sekreterine, taşeron, sözleşmeli, kadrolu gibi çalışma ayırımı olmaksızın, yıllardır dillendirdiğimiz, taleplerimize yönelik düzenlemeler için hiçbir adım atılmadı. Bu düzenlemelerle ilgili olarak bizlerle, sağlık alanındaki emek ve meslek örgütleriyle iletişim kurulmadı, oluşturduğumuz görüşler görmezden gelindi, sesimiz duyulmadı. Halkın sağlık hakkı, sağlık hizmetine engelsiz ulaşması ve çalışanların nitelikli sağlık hizmeti vermeleri açısından zorunlu olan düzenlemeler konusunda hiçbir adım atılmadı.

Bizler; Sağlık ve Sosyal Hizmet Alanındaki Emek ve Meslek Örgütleri Olarak;

  • 13 Mart 2011 tarihinde Ankara’ya yürüyen sağlık emekçileri olarak Cumhuriyet tarihinin en büyük beyaz eylemini gerçekleştirdik.
  • 19-20 Nisan – 21 Aralık 2011 tarihlerinde, 19 Nisan - 23 Mayıs 2012 tarihlerinde yüksek katılımlı GREV’ler gerçekleştirdik.
  • 2011-2012 yıllarında İş Yeri Sağlıkçılar Meclisleri/insiyatifleri ve Kent Sağlık Hakkı Meclisleri kurduk. Eylemler-etkinlikler organize ettik. Talepleri hizmet sunanlar ve alanlar olarak birlikte gerçekleştirdik.
  • 5 Ocak 2013 günü Türkiye’nin dört bir yanından gelen temsilcilerle “Türkiye Büyük Sağlıkçılar Meclisi” toplantısı yaptık, çalışanların sorunlarını ve halkın sağlık hizmetine erişimi ile ilgili engelleri belirledik, kamuoyuyla paylaştık, görmezlikten-duymazlıktan gelindi.
  • Türkiye’nin her yanında “Bölge Sağlıkçılar Meclisleri” toplantıları yaptık; Trabzon’dan İzmir’e, İstanbul’dan Diyarbakır’a, Denizli’den Adana’ya-Mersin’e, Gaziantep’ten Bursa’ya kadar sağlık çalışanları ve halkın temsilcileriyle bir araya geldik, sorunlarını paylaştık, kamuoyuna açıkladık,görmezlikten-duymazlıktan gelindi.
  • 14 Mart 2013 Tıp Haftası’nda “14 Mart’ta 14 Talep” diyerek Sağlık alanındaki karmaşanın çözümü için Türkiye’nin her yanında beyaz yürüyüşler yaptık, görmezlikten-duymazlıktan gelindi. Sağlık Çalışanları olarak her gün şiddete maruz kaldık.
  • 17 Nisan 2013 günü sağlıkta şiddeti doğuran ve besleyen nedenlere karşı, sağlık çalışanlarına yönelik şiddete karşı G(ö)REV’deydik,görmezlikten-duymazlıktan gelindi.

Görmezlikten ve duymazlıktan gelenlere karşı mücadelemiz sürüyor, sürecek!

22–31 Mayıs 2013 tarihleri arası; Türkiye’nin her yanında taleplerimiz için çalışanlara, sağlık hakkı için de halka gidecek, onların imzalarını toplayacağız. Toplanan imzaları 4 Haziran 2013 tarihinde yetkililere teslim edeceğiz.

Öne Çıkardığımız Taleplerimiz Şunlardır:

  1. Sağlıkta Dönüşüm Programı, bu programın uygulamaları ve en son uygulamaya geçirilen Kamu Hastane Birlikleri sürecinde gerek birlik içinde yer alan hastaneler arası, gerekse birlik dışına geçici ve kalıcı görevlendirmeler yaşanmaktadır. Çalışanlar nerede çalışacaklarıyla ilgili olarak sürekli belirsizlik içindedir. "İş ve İşyeri güvencesi" kalmamıştır. Tüm sağlık çalışanları olarak bu güvencemizin sağlanmasını istiyoruz.
  2. Performansa göre çalışma sağlık hizmetinin niteliğini alabildiğine düşürmüş, çalışanları baskısı altına almıştır. Bu yetmiyormuş gibi, performansa göre yapılan ek ödemelerin "ödeme güvencesi" ortadan kalkmıştır. Kaldı ki bu ödemeler emekliliğe yansımamakta, gelecek güvencesi sağlamamaktadır. Bizler, “performans yerine, emekliliğe yansıyacak, ödeme güvencesi olan ücret”, ücretlerimizin vergi dilimi ile erimesine son verilmesini istiyoruz.
  3. Özellikle Kamu Hastane Birlikleri uygulaması sürecinde daha da artan iş yükü, eksik kadro ile hizmet vermek zorunda kalmamız, 56-65 saate varan haftalık mesailere neden olmakta, bizleri esnek-kuralsız, görev tanımı dışında çalışmak zorunda bırakmaktadır. Nitelikli bir sağlık hizmeti için standart kadro esaslarına uyularak eksik kadroların tamamlanmasını; çalışanların, görev tanımları dışında ki işlerde çalıştırılmamasını, çalışanların esnek-kuralsız ve insan yaşamıyla bağdaşmayan biçimde çalıştırılmasına son verilmesini istiyoruz. Sağlıkta "taşeron" olmaz! Bu nedenle taşeron çalıştırma biçimi ve güvencesiz çalışma terk edilsin istiyoruz.
  4. Özel Sağlık Kurumlarındaki sağlık çalışanları hem iş, hem ücret güvencesinden yoksun, günde 12 saate varan sürelerle köle gibi çalıştırılmaktadır.Özel Sağlık Kurumlarındaki sağlık çalışanlarının iş ve gelir güvencesinin sağlanmasını, sendikalar, meslek örgütü ve derneklerinin bu konuda taraf olmasını istiyoruz.
  5. Sağlık Haktır! Herkesin sağlık hizmetine engelsiz erişimi sağlanmalıdır. Oysa; sağlık hizmetine erişimin önünde birçok bürokratik engel dışında, Genel Sağlık Sigortası Primi`nden, her kademede ödenmesi zorunlu katkı-katılım payı ve ilave ücretler gibi parasal engeller mevcuttur. Bu engeller ve nitelikli bir sağlık hizmetine ulaşamama, hizmeti alamayanlarla sağlık çalışanlarını karşı karşıya getirmekte, sağlık çalışanına şiddet olarak yansımaktadır. Sağlık hizmetine ulaşmanın önündeki parasal engellerin, katkı-katılım payı ve ilave ücretlerin kaldırılmasını istiyoruz.

Adım atılmaması halinde hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanmaya kararlıyız.

Zaman herkesin “Sağlık Hakkı”na sahip çıkacağı,

“Herkese Eşit Ücretsiz, Nitelikli Sağlık Hizmeti”nin verileceği bir sağlık sistemi için mücadele etme zamanıdır.

Bu kapsamda işkolumuzdaki çalışanlar başta olmak üzere; çalışanlardan ve halktan yana toplumcu bir sağlık sistemi isteyen tüm örgütlü kesimleri ve halkımızı sağlık hakkına sahip çıkmak için imza vermeye, yapacağımız eylem-etkinliklerde bizimle olmaya davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

TTB (Türk Tabipleri Birliği)
TDB (Türk Dişhekimleri Birliği)
SES (Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası)
DEV SAĞLIK İŞ (Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası)
THD (Türk Hemşireler Derneği)
Türk Ebeler Derneği
TÜMRAD-DER (Tüm Radyoloji Teknisyenleri/Teknikerleri Derneği)
SHUD (Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği)
Türk Psikologlar Derneği
TMRT DER (Türk Medikal Radyoteknoloji Teknisyenleri Derneği)
SÖZSEN (Sağlık Çalışanlarının Sözü Sendikası)


İmza Kampanyasına Katılmak için Linke Tıklayınız : 

http://www.tdb.org.tr/tdb/v2/imza2013.php

31.05.2013 12:26
yükleniyor..